AK Parti: Bir iade-i itibar hareketi

Baran Medya Prodüktör AK Parti'nin harekete geçerek iade-i itibar sağladığı isimleri kaleme aldı.

AK Parti: Bir iade-i itibar hareketi

2002`den şimdiye dek süren AK PARTİ hikayesinde yaşanmadık, konuşulmadık ve eleştirilmedik hiçbir şey kalmadı. Hatta eleştirinin dozajı o kadar arttı ki neredeyse darbe yapılacaktı.

 Klasik bir batı ülkesinde yelpazenin muhafazakar-demokrat diliminde kalan herhangi bir siyasi parti düşünün. Şimdi de o partinin başına sırasıyla şunların geleceğini hayal edin:
1) Liderinin seçim yasağı.
2) Kapatma davası.
3) Ulusalcı darbe hazırlığı
4) Mit krizi
5) 17-25 Aralık kumpası
6) En sonunda darbe.

Sanırım 2. ya da 3. maddeye kadar zaten hayal kuramadınız ve “olur mu öyle şey” dediniz.  AK PARTİ bu mevzuların neredeyse tamamında mağdur olan taraf olmasına karşın hep savunmada kaldı. Hep anlatmak zorunda olan, hep ispat etmek zorunda  olan tarafta kaldı.

Fazladan bir mahcubiyet ile neredeyse yaptığı hiçbir devrimi savunamayacak hale geldi. Halbuki ak parti bir itibarı iade etme hareketiydi.

güneş altında tutsaklar
geçen sonbahara bakıyorlar
şirin mi şirin gecekondu evleri
samsun asfaltında otomobiller
ne güzeldir yollarda olmak şimdi…

Bu sözler 1980`de yurtdışına gitmek zorunda kalan ama 2011`de Türkiye`ye dönebilen Kemal Burkay`ın. 1980`den bu yana başında Demirel, Yılmaz, Çiller ve Ecevit`in olduğu hükümetler Burkay`ı ülkesine geri getirmek bir yana neredeyse terörist  olarak adledecekken, AK PARTİ kendi bünyesindeki milliyetçi oyları riske etme pahasına Burkay`ı Türkiye`ye getirdi.

Yine Burkay gibi Şivan Perver`de AK PARTİ` nin 37 yıl sonra Türkiye` ye getirdiği ve itibarını iade ettiği isimlerden biri. O Şivan Perver ki bir zamanlar kasetini bulundurmak dayak, işkence ve hapis cezası sayılabilmekteydi.

Örnekler sadece kamuoyunun tanıdığı isimlerle sınırlı değildi, Kürtlerin ünlü entelektüeli Musa Anter`in oğlu Anter Anter`in de tam 32 yıllık sürgünü yine AK PARTİ döneminde sona erdi.

Keza Mardin Süryanileri, AK PARTİ` nin bu itibarı iade sürecinde vatanlarına geri dönebildi.

AK PARTİ sadece yaşayanlara değil, 90 yıllık devlet zihniyetinin katlettiği herkese elini uzattı.

Bir Başbakan ilk kez Dersim`in bir katliam olduğunu söylemekle kalmayıp bir de üzerine özür dilerken, katliamı yapan parti suçu paylaşmak bir yana neredeyse az bile yaptık diyecekti.

Sürgünde ölüme zorlanan Ahmet Kaya`ya Cumhurbaşkanlığı Kültür  Sanat Büyük Ödülü verilirken, Yılmaz Güney ve Nazım Hikmet`in mezarlarının taşınması için ailelerle temas kuruldu.

AK PARTİ doğal badireler atlatmasada doğal olarak bir siyasi parti. Ve her siyasi parti gibi eleştirilebilir durumda. Lakin, Cumhuriyet tarihinin neredeyse bütün karanlık bagajını sırtına alarak uçmaya çalışıyor.

Bazen düşüyor, bazen kalkıyor, bazen sendeliyor, bazen rüzgarda süzülüyor ama bir şekilde uçmaktan vazgeçmiyor.

Bir sosyal demokrat parti yukarıda yazılan itibar iadelerinin herhangi birini yapsa bununla ilgili onlarca belgesel, yüzlerce kitap yazılacakken AK PARTİ birazda kendi kadrolarının eksikliği yüzünden bu muazzam pratikleri ölümsüzleştiremiyor.

Turgut Özal`ın Cem Karaca`yı yurtdışından getirmesi bugün bile hala konuşulurken AK PARTİ ve Erdoğan`ın yazdığı onlarca barış hikayesinden bahsedilmiyorsa bu hem tarihi yazanların ikiyüzlüğüdür, hem de AK PARTİ kadrolarının tembelliği.

AK PARTİ GÜNCEL Haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Yunanistan'a kaçan darbeci hainler için yeni karar
Yunanistan'a kaçan darbeci hainler için yeni karar
İstanbul'da silahlı soygun
İstanbul'da silahlı soygun